18 Eylül 2017 Pazartesi

KİNOA KISIRI



Son bir kaç yıldır Kinoa hayatımıza girdi.. Artık sağlıklı beslenmeye çalışan herkesin reçetelerinde, tercihlerinde kiona yer alıyor. Besleyici, doyurucu, rejim dostu kinoayı ben de evde çeşitli tariflerle kullanıyorum. Bugün sizlere en pratiğinden kısır tadındaki versiyonunu yazıyor olacağım.

Bugün ayrıca bir kaç kelamım da Aras'ın okula başlaması ile ilgili olacak. Bu 11 yıllık blogculuk hayatı Arası ve Poyrazı bu ortamda bir çok kez gündeme getirmeme vesile oldu, elinize doğdular desek yanlış olmaz sanırım.

Evet 6,5 yıl önce şükürler olsun ki tattığım annelik duygum bu sıra farklı bir merhale ile tavan yapmış durumda.. Benim minik bebeğim artık ilkokullu oldu. Okul meselesi benim için akademik anlamda çok birinci planda değil. Ben hayatta hep başarının içsel bir güdü olduğuna inandım. Çalışmak, çalışkanlık evet sizi bir noktaya belki getiriyor ama içsel ise o noktaya siz seve seve sindire sindire ilerliyorsunuz. O yüzden umarım oğullarımın içsel olarak akademik becerileri vardır, bunun oluşması için düşünce becerilerini, muhakeme becerilerini hep şekillendirmeye elimden geldiğince gayret ediyorum, onları bu anlamda destekliyorum.
Okul hayatı benim için özgüvenin, sorgulamanın, tümden gelmenin, tüme varmanın, bir sonraki adımını planlamanın, strateji üretmenin, ürettiğin stratejiyi uygulamanın kazanımlarının olması gerektiği yer.. İnşallah çocuklarımızın her daim bunları deneyimleyecekleri ortamları olsun. Yolun açık olsun Arascığım !


Salataya geçelim o zaman biz.. :)

Malzemeler: (2 kişilik ölçü veriyorum, siz dilediğiniz kadar arttırın)

  • 1 su bardağı kinoa
  • 1,5 su bardağı su
  • 1 avuç ince kıyılmış maydanoz
  • 3 adet ince kıyılmış taze soğan
  • 1/2 limon
  • 1 yemek kaşığı balsamik sirke (normal sirke de olur ya da limonu arttırabilirsiniz, zevke göre)
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağı (artabilir, azalabilir)
  • tuz
  • karabiber
  • kırmızı pul biber
Arzuya göre dereotu, taze nane, biber ekleyebilirsiniz. Ben evdeki yeşilliklerle yaptım.


Yapılışı:
  1. Kinoayı suyunu çekene kadar haşlıyoruz.
  2. Soğumaya bırakıyoruz.
  3. Bir kasede ince doğranmış yeşillikler, limon, balsamik, zeytinyağ, tuz ve karabiber ile karıştırıyoruz.
  4. Servis edeceğimiz tabağa alıp üzerine pul biber serpiyoruz.
Afiyetle, sağlıkla



13 Eylül 2017 Çarşamba

TAVUKLU MAKLUBE


Aşamalı ama tek taşla bir kaç kuş vuran, önceden hazırlık imkanı ile son dakikada sıcakken servis edilebilen bir yemek, Maklube.. Aslında yoğurtlu bir sunumu var orjinalinde ancak ben hazırladığım diğer mezelerin de yoğurtlu olması sebebi ile yoğurt ile ikram etmedim. Pilavı, eti, garnitürü tek yerde sunulan bu nefis yemeğin tarifine geçelim..

Malzemeler: (6-8 kişilik)

  • 3 su bardağı pilavlık pirinç (ben Baldo kullandım, her zaman tercihim Reis ya da Gökbayrak )
  • 700 gr kadar kuşbaşı doğranmış kalça şiş (etin yağlı kısmını seviyorum ben, göğüs eti tercih edilebilir)
  • 2 yemek kaşığı tereyağ - 2 yemek kaşığı sıvıyağ (tavuğu kavurmak için)
  • 1 kavanoz bezelye konservesi (ben hazır kullandım, siz evde haşlayarak da kullanabilirsiniz)
  • 3 adet orta boy patates (halka şeklinde çok kalın olmayacak şekilde doğranacak)
  • 2 adet patlıcan (halka şeklinde çok kalın olmayacak şekilde doğranacak)
  • 3 yemek kaşığı tereyağ - 2 yemek kaşığı sıvıyağ (pilav için)
  • Tuz, karabiber 
  • Sebzeleri kızartmak için sıvıyağ
  • Su

Yapılışı :
  1. Önce tavuğu kavurarak başlayalım. Bir tencereye 2 yemek kaşığı tereyağ, 2 yemek kaşığı sıvıyağ (ben zeytinyağı kullanıyorum) koyup tavuğu kavurmaya başlıyoruz. (Bu aşamayı bir gün önceden yapabilirsiniz. )
  2. Pirinçleri iyice yıkayıp tuzlu sıcak suda yaklaşık 30 dk kadar bekletiyoruz.
  3. Tavuk suyunu salıp tekrar iyice çekene, hafifçe kızarmış bir renk alana kadar kavurma işlemine devam ediyoruz. Eğer aynı gün yapıyorsanız, pişen tavukları tencereden alıp aynı tencerede işlemlerinize devam edebilirsiniz. Ancak bir gece önceden yapıyorsanız tavuklar soğuyunca buzdolabına kaldırın ertesi gün ilk işlem olarak tavukları pilavı pişireceğiniz tencerede önce iyice ısıtın ve yine tencereden alın. 
  4. Bir başka tavada kızartma yapmak için sıvıyağı kızdırın. (patlıcanları bir gün önceden kızartabilirsiniz ancak patatesin tadı eskiyebilir, ben tercih etmiyorum) Patatesleri ve patlıcanları altın rengi olana kadar kızartıyoruz. Bir tabakta bekletiyoruz.
  5. Tuzlu suda beklettiğimiz pirinçleri iyice yıkadıktan sonra tereyağ ve sıvıyağ koyduğumuz tencerede pirinçler iyice tıkırdayana kadar kavuruyoruz. (Tavukları kavurduğunuz/ısıttığınız tencerede daha da lezzetli olacaktır)
  6. Kavrulan pirinçleri tencereden kısa bir süreliğine başka bir tabağa-tepsiye alıyoruz.
  7. Sıra geldi dizim işine. Bu yemeği yapmayı tercih edeceğiniz tencereyi önceden bir tabağa ters çevirebiliyor musunuz diye deneyin. Oturuyor mu yoksa sapları engel mi oluyor? Mümkün olan en düz satıhlı tencerenizi seçmelisiniz. Tencereniz ortadan büyük olmamalı yoksa malzemeleriniz yetmeyecektir.
  8. Dibinde hala yağ bulunan tencerenizin taban kısmına tavuklarımızı yayıyoruz.
  9. Üzerine kapatacak kadar pirinç koyuyoruz. 
  10. Pirincin üzerine patatesleri ve patlıcanları diziyoruz. Yine üstünü kapatacak şekilde pirinç seriyoruz.
  11. Bezelyeleri de eşit miktarda yaydıktan sonra kalan pirinci heryerine gelecek şekilde kaplıyoruz.
  12. Tavuk suyunuz var ise tercih edebilirsiniz. Benim yoktu normal su kullandım. Ölçüm 5,5 bardak bu suyu bir kasede tuz ve karabiber ile lezzetlendirdim. Suyu birden dökmeyin, kenarlarından yavaş yavaş döküp önce kuvvetli ateşte sonra da iyice demlenmesi için kısık ateşte pişirin.
  13. Pişen pilavımızı kapattıktan sonra yaklaşık 10 dk kadar iyice çekmesi için bekletiyoruz.
  14. Sonrasında büyük bir düz tabağa tencereyi ters yüz ederek servis ediyoruz.
Afiyetle , sağlıkla

7 Eylül 2017 Perşembe

GİRİT MEZESİ


Eğer bir şeyi yediğimde hoşuma giderse kesinlikle tarif isterim ve denerim... Ve eğer yediğim şeyi bir mekanda yediysem tarifini çıkartmak ve tahminde bulunmak için uzun uzun yerim :)

Mesela bu dereotlu havuçlu poğaçayı yerken de aynı şekilde olmuştu, pastanedeki bütün tepsi bittiğinde evde kendimi onu yaparken buluvermiştim ...

Girit mezesini belki çoğunuz biliyorsunuzdur, ben Karaköy Dem'e gittiğimde ilk kez yedim sanırım. Bu arada manzara olsun, lezzetli meze olsun yanına da sohbet olsun derseniz bu mekanı sevdiklerinizle deneyin, emin olun İstanbul ciğerlerinize işleyecek. Havaları soğutmayın ama.. aradığınızda terasta yer sorun.. Tarihi yarımadaya karşı kadehinizi kaldırın ve tadını çıkartın. Kendimi bu yazıyı yazarken Ajanda dergiyi yazdığımız günlerde hissettim.. Hey gidi hey.. İstanbul'da turist olmak sayfasını yazarken ne de keyif alıyordum ... 

Neyse biz mezemize geri dönelim. Yoğurtlu havuç salatası çok sıkça yaptığım bir şeydir. Seçerken o sanmıştım meze tepsisinden ama yedikçe içindeki peynir tadı beni başka yerlere götürdü sanki.. Sonra internete girip havuç-peynir-meze yazdım.. Meğer yediğim Girit Mezesiymiş.. Tabii ya .. Peynir ve Yunan mutfağı.. 
Kendimce yorumladım sonrasında.. 
Buyurun afiyetle ve sağlıkla, 

Malzemeler:

  • 4 adet havuç
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağı
  • İnce kıyılmış maydanoz (Bir avuç kadar)
  • 100 gr sert yağlı beyaz peynir
  • 4-5 kaşık süzme yoğurt
  • 1 kaşık normak yoğurt
  • Tuz

Yapılışı:
  1. Havuçları rendeliyoruz.
  2. Zeytinyağında renkleri parlak olana kadar kavuruyoruz, hafif diri kalabilirler.
  3. Peyniri bir kasede çatal yardımı ile eziyoruz.
  4. Kavurduğumuz havuçları peynire ekliyoruz, karıştırıyoruz. Tuz ve maydanoz ile tatlandırıyoruz.
  5. Son olarak süzme yoğurttan ve normal yoğurttan ne sert ne de sulu bir kıvam olmadan ekleyerek mezemizi tamamlıyoruz.





22 Ağustos 2017 Salı

PATLICAN KULELERİ


Bu aralar yeni hobim instagram hesabımda storyler yayınlamak .. Çocuklar da yazlıkta olunca yemek pişirmek sadece bir ihtiyacı görmek için değil, yine hoşça vakit geçirme aracı olarak yer alıyor hayatımda..Ben de bu hoş vaktimi hikayemde paylaşmayı seviyorum. Geçen hafta uzun zamandır istediğim bir şeyi yaptım, çok sevgili arkadaşlarımı evimizde yemekte ağırladım. Onlar için mönü oluşturup, yemek pişirmek çok eğlenceliydi..

Menüden ilk parçayı geçen postta yayınlamıştım, bugün diğerleri ile devam edeceğim. Ama bir fikir vermesi adına mönünün genelinden bahsedeyim sizlere..

Davet Mönüsü :

  • Cevizli & Susamlı Biber Mezesi
  • Girit Usulü Havuçlu Meze
  • Peynirli Roka Salatası
  • Patlıcan Kuleleri
  • Tepside İçli Köfte
  • Maklube Pilavı
  • Peyveli Parfe


Patlıcan Kuleleri nefis bir ara sıcak oldu.. Bir gün önceden hazırlığını yapmak mümkün, o yüzden pratik tarif statüsünde yerini onurla aldı diyebiliriz.. Yiyenler çok beğendiler ve lezzeti tam bir şölendi. Zaten patlıcanın olduğu hangi yemek bir şölene dönüşmüyor ki...

Buyurun tarife geçelim ..

Malzemeler :

  • 4 adet orta kalınlıkta patlıcan
  • 3 adet domates
  • 1 paket domates püresi (küçük kutuda satılanlardan)
  • 4-5 diş sarımsak
  • 2 top mozarella peyniri
  • Dilimlenmiş kaşar peyniri 
  • Taze fesleğen
  • tuz, karabiber 
  • Kızartmak için sıvıyağ 
  • Sos için 2-3 yemek kaşığı zeytinyağ
  • Kürdan

Yapılışı:
  1. Patlıcanları soymadan yaklaşık 1 küçük parmak kalınlığında halka şeklinde doğrayıp tuzlu suda bekletiyoruz.
  2. Bir tencereye/tavaya kızartmak üzere yağ koyup kızdırıyoruz.
  3. Kızan yağda iyice kuruladığımız patlıcanları altın sarısı renk alıncaya kadar kızartıyoruz. 
  4. Bir başka tencereye zeytinyağ ve ince doğranmış sarımsakları koyarak hafifçe soteliyoruz.
  5. Domateslerin kabuklarını soyup küçük küçük küpler halinde doğruyoruz. Sotelenen sarımsaklara ilave ediyoruz. Biraz kaynadıktan sonra domates püresini ilave ediyoruz.
  6. Tuz, karabiber ile tatlandırdığımız sosu, kısık ateşte suyunu çekene kadar pişiriyoruz.
  7. Suyu azalınca ince ince kıydığımız taze fesleğenleri ekliyoruz ve ocağı kapatıyoruz.
  8. Bir fırın tepsisine yağlı kağıt seriyoruz. 
  9. Mozarella peynirini halka halka çok kalın olmayacak şekilde doğruyoruz.
  10. Bir halka patlıcan üzerine sos, mozarella, bir daha patlıcan sos ve mozarella şeklinde ilerleyerek yaklaşık 4 patlıcan ile bir kule yapıyoruz. Son patlıcanın üzerine sos ve mozarella değil, dilimlenmiş kaşar peyniri koyup bir kürdan ile sabitliyoruz.
  11. Tüm patlıcanları bu şekilde tamamladıktan sonra ne zaman servis edilecekse o zaman 15 dk önce 190 derece ısıdaki fırında üzeri kızarana kadar pişiriyoruz. Sıcakken servis ediyoruz.
Afiyetle, sağlıkla






18 Ağustos 2017 Cuma

CEVİZLİ & SUSAMLI BİBER MEZESİ



Nasıl tanımlasam.. Basit mi basit ama yenildiğinde tarif sorulacağı garantili ... Evet aynen bu sanırım.. Susam ve cevizin başrolü biberden çaldığı enfes bir meze.. Aslında bir türlü kırmızı kuru cin biberi ile acısı bol şekilde yapmak istiyorum ama bir türlü o biberden bulamıyorum.. Ama acı yiyemeyenleri düşünürsek kaşıklaması rahat ve huzur verici :)

Usulen yazıyorum tarifini.. Bu arada instagram hesaplarımdan @yemekbahane @mugekarahan tariflerimi takip edebilirsiniz..

Malzemeler:

  • 7-8 adet kapya biberi (kırmızı biber)
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağ 
  • 2 su bardağı süzme yoğurt
  • 5 yemek kaşığı sarımsaklı yoğurt (süzme değil, kıvamını açmak için de normal yoğurt kullanalım)
  • Tuz
  • 1 su bardağı iri kıyılmış ceviz
  • 3 yemek kaşığı susam
  • 4 yemek kaşığı zeytinyağ 
  • 1 çay kaşığı toz kırmızı biber

Yapılışı :
  1. Kapya biberleri küp şeklinde ufak ufak doğuyoruz.
  2. Bir tavaya 3 yemek kaşığı zeytinyağını koyup biberleri iyice yumuşayıncaya kadar kavuruyoruz. (buraya kadar misafirleriniz gelmeden bir gün önce yapıp ertesi gün yoğurt ve sosla hazır hale getirebilirsiniz.)
  3. Bir kasede süzme yoğurt ve sarımsaklı yoğurdu karıştırıp biberleri içine koyalım, tuz ilave edip karıştıralım.
  4. Bu karışımı servis edeceğimiz tabağa alalım.
  5. Bir tavaya yine zeytinyağ koyup iri iri doğranmış ceviz ve susamı hafif renkleri dönene kadar kavuralım (aman yakmayın sakın) :)
  6. Son olarak toz biberi ekleyerek hazırladığımız bu sosu yoğurtlu mezenin üzerine dökelim..
Afiyetle , sağlıkla

10 Ağustos 2017 Perşembe

KABAK LAZANYA


Küçük oğlum Poyraz'ın doğumundan sonra aldığım kilolardan son 6 aydır, yeme-içme alışkanlıklarımı düzene sokarak çok şükür kurtulabildim. 

Bugüne kadar beni rejim yaparken en çok zorlayan şey aslında sevdiğim hamur işlerinden uzak kalmak, yemek yemeyi sadece doymak için yapılan bir eyleme dönüştürmekti. Bu sefer öyle olmadı, hayatıma yemek yemede dengeleme felsefesini soktum. Sevdiğim şey olunca yedim ama ardından bu ödülün dengelemesini yapmayı bildim.

Bu süreçte güzel tarifler de denedim.. Bunlardan biri de bu yemek oldu.. Fırında üzerinde nar gibi kızarmış kaşarın albenisi ile bana hakiki bir lazanyayı hiç aratmadı.

Ben klasik bir lazanyada kullanılan beşamel sosu kullanmak istemediğim için bunu taze lor ile destekleyince ortaya nefis bir yemek çıkıverdi.

Buyrun deneyin ;

Malzemeler:
  • 7 adet orta boy kabak
  • 150 gr kıyma
  • 1 adet kurusoğan
  • 2 yemek kaşığı domates salçası
  • 2-3 yemek kaşığı zeytinyağ
  • 200 gr taze lor
  • 1 paket krema
  • 200 gr rendelenmiş kaşar peyniri
  • Tuz, karabiber
Yapılışı :
  1. Öncelikle kabakları uzunlamasına yaklaşık 1 cm kalınlığında kesiyoruz. 
  2. Elde ettiğimiz dilimleri isterseniz önünü ve arkasını bir fırça ile yağlayarak fırına verip 200 derecede hafif pembeleşinceye kadar ya da benim yaptığım gibi döküm bir tavada aynı şekilde yağlarak önünü ve ardını tavanın izi çıkana kadar pişirebilirsiniz. (el oyalıyor ama çok lezzetli)
  3. Kabaklarla işimiz bitince bir tabakta biriktiriyoruz.
  4. Bir tavaya zeytinyağını koyup ufak ufak yemeklik doğradığımız kuru soğanları soteliyoruz.
  5. Daha sonra kıymamızı da ekleyerek beraber kavurmaya devam ediyoruz.
  6. Son olarak salça ekleyip, bir miktar sıcak su da katarak hafif sulu bir kıvamda kısık ateşte pişiriyoruz. Bu aşamada tuz ve karabiber ile tatlandırıyoruz.
  7. Krema ve lor peynirini bir miktar tuz ekleyerek karıştırıyoruz.
  8. Fırın kabımızı yağlıyoruz. 
  9. Alt kısmına yanyana boşluk kalmayacak şekilde kabaklardan diziyoruz. Üzerine kremalı lor karışımından döküyoruz. 
  10. Bir sıra daha kabak diziyoruz.Bu sefer lor karışımı döküp onun da üzerine kıymalı karışımdan koyuyoruz. 
  11. Böylelikle kabakar bitene kadar bu işlemi yapıyoruz.
  12. Fırın kabının en üst kısmına lor karışımından döküp üzerine kaşar serpiyoruz.
  13. 160 derece fırında üzeri kızarana kadar pişiriyoruz. 
Afiyetle , sağlıkla

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails